AKDэηİZ яÜZGÂяI...'s profile••████®AKDэηİZ яÜZGÂяI™█...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    July 23

    ÇEÇENYA

    ÇEÇENİSTAN DİRENİŞİNİN TARİHÇESİ

    (1996'ya kadar)

    Müslüman çeçenlerin Ruslara kök söktüren tarihsel mücadelesi

    1783
    Çeçenlerin Çarlik Rusyasi isgaline karsi baslattigi savas Kuzey Kafkasya'ya yayildi. 1780'lerin basinda baslayan savasta cihadin liderligini Seyh Mansur yürütüyordu. Rus istilâcilar katliam yaptilar. 1791'de tutukladiklari Seyh Mansur'u, 1794 yilindâ Slisselarg hapishanesinde sehit ettiler, ama savas devam etti.
    1816
    Çar, General Yermalov'u Kafkasya'ya komutan toyin etti. Yermalov büyük bir ordu ile Çeçenleri ve diger Kafkas halklarini katliama tabi tuttu.
    1828
    Rus baskisina dayanamayan Dagistan'da Müslümanlar önce Imam Gazi Muhammed, daha sonra Imam Hamzat önderliginde ayaga kalktilar. Büyük savas bir anda bütün Kafkasya'ya yayildi.
    1834
    Imam Hamzat'in sehit edilmesinden sonra cihadin önderligini Imam Samil yapmaya basladi. Taso Haci liderligindeki mücahid kuvvetleri de Imam Samil saflarina katildi.
    1839
    Çarlik, Çeçenlere karsi baskin düzenlemeye basladi. Imam Samil liderligindeki büyüklü küçüklü bütün Çeçenler ve Kuzey Kafkasya halklari gazavat savasina, cihada basladilar. Milli Azadlik cihadi olarak bilinen bu savas tam 25 yil devam etti. Bu savas Rus tarihine Kafkas Harbi olarak girdi. Rus demokrat yazari N.Çerniserskiy, bu savastan bahsederken, "Rusya bu savasa yilda 25 bin asker gönderdi" diye yazmaktadir. General N.N. Rayevsk ise "Bizim Kafkasya'daki hareketlerimiz Amerika'nin istilâsindaki facialar gibi
    idi" diye yazmaktan kendini alamamistir.
    1859
    Ruslar, Çeçenlerin son duragi Vedeno köyünü de isgal etti. Samil esir düstü. 25 yil devam etmis olan savasta milletin yarisindan çogu vuruldu ya sahit oldu veya gazi. Fakat Çeçenler yilmadi.
    1865
    Ruslar, sömürge rejimi uygulamaya basladilar. Çeçen gençleri Rus ordusu arasina dagitildi. Birçoklari da ülkenin disina çikmak zorunda kaldi. Anadolu'ya göçler bu tarihte basladi.
    1877
    Çeçen ve Inguslar yeniden ayaga kalkti. Iki yillik çetin savastan sonra Ruslar, Çeçen ve Inguslari vatan topraklarindan sürgün ettiler ve bölgeye Rus Kazak (koçak/larini yerlestirmeye basladilar. Bunun üzerine Çeçen ve Inguslar gerilla savasi ,baslatti. Zalimhan, liderligindeki mücahidler;
    1917 yilina kadar Rus Koçaklorina karsi savastilar.
    1917
    Çeçen Inguslarla Rus Kazaklari arasindaki ölüm kalim savasi basladi. Bu savas bir yil sürdü. Çeçenler, 1918 yilinda kendi topraklarini geri aldilar. Çeçenler, Seyh Uzun Haci önderliginde Kuzey Kafkasya Emirligi altindaki Islâm devletinin kuruldugunu ilan ettiler.
    1920
    Komünistler, Kuzey Kafkasya'yi isgal ettiler. Sovyetler sikiyönetim ilan etti. Olaganüstü idarenin basini ÇK (daha sonra KGB) yürütüyordu. Aydinlar, bilhassa din adamlari kursunlandi.
    1922
    Komünistler, bölgeyi "Çeçen vilayeti" ilan etti.
    1924-25
    Kafkasya Sikiyönetim Komutanligi, 10 bin Çeçen Ingus aydinini hapsetti. Komünist olmayanlar idam edildi, kursuna dizildi.
    1929
    Kafkasya Harbi Komutanligi, Çeçenistan'da kolhozlastirma (halkin topraklarina el koyma) hareketi baslatti. Bu uygulamaya karsi çikan Çeçenler, Sit Islambulov liderliginde baskaldirdilar.
    1930
    Kizilordu, Sit Islambulov liderligindeki mücahidlerle anlasma yoluna gitmek zorunda kaldi. Bu anlasmaya göre Sovyetler, Çeçen Inguslarin
    haklarina saygi duyacaklari garantisini verdi.
    1931
    KGB, anlasmayi bozdu ve Sit Islambulov ve  arkadaslarini kursuna dizerek sehit etti. Sit Islambulov'un yerine kardesi Hasan Islambulov  geçti ve 1935 yilina kadar Kizilordu ile savas  devam etti.
    1932
    Çeçenistan Nogayyurt bölgesindeki halk ayaklandi. Buna karsi NKVD (daha sonra KGB) buradaki herkesi hapse atarak iskenceler uyguladi.
    Sonra diger yerlerdeki milleti kötülemek için kizil partizan Ibrahim Gelderan liderliginde sahte bir  ayaklanma gerçeklestiren KGB, halki Kizilordu kursunlarina hedef ettiren Gelderan'a öldürttü.
    1936
    Yillardir devam eden savasi durdurmak isteyen Moskova, Çeçen-Ingus vilayetine, Çeçen Ingus Sovyet Sosyalist Özerk Cumhuriyeti adini
    verdi. "Sovyet Sosyalist" kelimelerini istemeyen millet aydinlarini 1937 yilinda hapse attilar. Bir yil içinde 10 bin kisi tutuklandi ve hiçbirisi evine
    dönemedi.
    1940
    Milleti tehcir eden Ruslara karsi Hasan Islambulov liderliginde baslayan
    ayaklanma herkesi birlestirdi. Satoy sehrini ele geçiren Hasan Islambulov askerlerinin hareketi millete güç verdi ve Galanoj Ingus halkinin geçici
    inkilap hükümetini kurdular. Ruslar ne kadar saldirdilarsa da Islambulov taraftarlarini yok edemediler.
    1944
    Çeçenler, Kirim; Karaçay, Balkar ve Ahiska Türkleriyle birlikte, Stalin tarafindan Sibirya ve Türkistan steplerine sürgün edildiler. Bu topyekün
    sürgün sirasinda binlerce Çeçen açlik, salgin hastalik ve Rus kursunlariyla öldü.
    1957
    Sovyet lideri Nikita Kurusçev, sürgündeki Çeçen ve Inguslara, eski durumlarina kavusmalari için bazi haklar tanidi. Sürgündekiler, Çeçen
    Ingus Cumhuriyeti'ndeki yurtlarina dönmeye basladilar.
    1960-1970
    Bu yillar içerisinde Moskova, Çeçen Inguslarin daglik yerlere, sehirlere, Rus Kazaklarinin yerlestirilmesi, nüfus yapisinin degistirilmesi çalismalarina devam etti. Çogu yerlerde sahte törenler yapti. Çeçen Inguslar bu sahte törenlere çok sert tavir aldilar. Rus-Çeçen mücadelesi ideolojik savas seklinde devam etti.
    1982
    Sovyetler Birligi Komünist Partisi'nin birinci adami Brejnev'in yardimcisi Süslov, "Baska milletler, Sovyetler Birligi'ne kendi arzulari ile katilmislardir" diyerek asimilasyon politikasini sürdürdü.
    1988
    Çeçen Ingus Halk Cephesi kuruldu. Hoca Ahmet Bisultanov lider seçildi. Cephe, ilk eylem olarak Gudermes'te yapilmakta olan kimya fabrikasina karsi protesto gösterileri düzenlemeye basladilar. Bu arada siyasi teskilâtlar da kuruldu.  Bu teskilâtlar, 1990 yilinda siyasi parti hüviyetine
    büründü.
    Kasim 1990
    Çeçen Halk Kurultayi toplandi. Kurultayda Çeçen Milli Komitesi kurulmasi karari alindi. Komitenin adi daha sonra Milli Kongre olarak
    degistirildi ve basina Cevher Dudayev getirildi.
    5 Eylül 1991
    Agustos ayinda Sovyetler Birligi Komünist Parti Genel Sekreteri ve Devlet Baskani Mihail Gorbaçov'u devirmek için yapilan darbeyi destekleyen Çeçen Ingus hükümeti, baskilar sonucu; bagimsizlik yanlisi Çeçen Milli Konseyi'nden istifa etmek zorunda kaldi. Rus Hava Kuvvetleri'nden kendi istegiyle emekli olan General Cevher Dudayev, ülkesine döndü ve milli lider ilan edildi.
    Ekim 1991
    Cevher Dudayev, Moskova yanlisi geçici hükümeti devirmek için kampanya baslatti. Resmi daireleri ele geçirmeye baslayan Cevher
    Dudayev halkin yüzde 80'den fazlasinin oyunu alarak Devlet Baskanligi'na seçildi ve tek tarafli olarak bagimsizlik ilan etti.
    Kasim 1991
    Rusya Federasyonu Devlet Baskani Boris Yeltsin, olaganüstü hal ilan ederek Çeçenistan'in bassehri Grozni'ye asker gönderdi. Bu askerlerin Grozni havaalaninda Devlet Baskani Dudayev'e bagli askerler tarafindan engellenmesi üzerine, Rusya Parlamentosu olaganüstü hali kaldirdi
    ve Rus askerleri 3 gün sonra geri döndü.
    Haziran 1992
    Çeçen-Ingus Cumhuriyeti, "Çeçenistan" ve 'Ingusistan" olarak birbirinden ayrildilar. Ingusistan, Rusya Federasyonu içerisinde kalmaya karar verirken Çeçenistan'in bagimsizlik karari Rusya tarafindan reddedildi.
    1994
    Moskova; Çeçenistan'in suçlular için karargâh olmaya basladigi seklinde propaganda yapmaya basladi ve halkin Cevher Dudayev'i devirmesi için çagri yapmaya basladi.
    2 Agustos 1994
    Rusya'nin destekledigi bilinen muhalefet tarafindan organize edilen Geçici Konsey, Cevher Dudayev'i devirme çalismalarina basladi.
    25 Kasim 1994
    Moskova destekli isyancilar, tank ve agir silahlarla Grozni'ye saldirdilar, fakat bir gün sonra geri çekilmek zorunda kaldilar.

    29 Kasim 1994
    Boris Yeltsin, Dudayev ve muhalefete 48 saat içinde silahlarini birakmalari çagrisinda bulunarak, aksi halde olaganüstü hal ilan edecegini açikladi. Rus uçaklari Grozni'yi bombaladi.
    30 Kasim 1994
    Rus uçaklari tarafindan yeni bir hava
    saldirisi daha yapildi. En az 10 uçagin katildigi saldiridan
    sonra Cevher Dudayev, kadin ve çocuklara Grozni'yi terket-
    meleri çagrisinda bulundu. Rusya, Çeçen sinirina asker yig-
    maya basladi.
    1 Aralik 1994
    Rusya'nin, verdigi sürenin bitmesine ragmen, hiçbir harekette bulunmayan Yeltsin, Çeçenlerin elindeki Rus esirleri geri alabilmek için her yolu deneyecegini açikladi.
     Aralik 1994
    Rusya, Çeçenistan'in terörist yatagi oldugunu ileri sürerek, Bati'yi yanina almak tesebbüslerine basladi.
    6 Aralik 1994
    Çeçenistan bagimsizligini elde etmesinden sonra ilk dafa en üst seviyede bir toplanti yapti. Rusya Savunma Bakani Pavel Graçev ve Cevher Dudayev, yaptiklari görüsmede, krizin sona ermesi için güç kullanilmamasi konusunda görüs birligine vardilar.
    7 Aralik 1994
    Rus Güvenlik Konseyi, taraflarin silahsizlandirilmasi için bütün anayasal tedbirlerin uygulanmaya konulmasini istedi.
    8 Aralik 1994
    Boris Yeltsin, anayasal tedbirlerin uygulanmasini istedi.
    10 Aralik 1994
    Rusya, Çeçen hava sahasi ve sinirini kapattigini açikladi. Grozni yine bombalandi. Dudayev'in yardimcilarindan biri, Rusya'nin Çeçenistan'i isgal etmeleri halinde, Rus askerlerinin tabut içinde terk edeceklerini söyledi.
    11 Aralik 1994
    Rus askerleri, 3 koldan Çeçenistan'a girdiler. Yeltsin, 15 Aralik tarihine kadar süre taniyarak, Çeçenlerin silahlarini birakmalarini istedi.
    12 aralik 1994
    Rus uçaklari, Grozni yakinindaki hedefleri bombaladi. Grozni'nin disindaki köylerde agir çarpismalar meydana geldi.
    14 Aralik 1994
    Cevher Dudayev, Rusya'yi uyararak bir adim daha atmalari halinde, gerilla savasi baslatacaklarini ilan etti. Baris ümidi, Çeçenlerin
    Rusya'nin isteklerini reddetmeleri ile son buldu.
    15 Aralik 1994
    Boris Yeltsin, Cevher Dudayev taraftarlarinin silah birakmasi için verdigi süreyi 48 saat daha uzatti. Dudayev, Rus askerlerinin çekilmesi halinde masaya oturacagini açikladi.
    16 Aralik 1994
    Çeçenistan'a gönderilen bir Rus general, Yeltsin'in hareketinin anayasaya aykiri oldugunu belirterek, "Bir adim daha ileri gitmeyecegini" ilan etti. Rusya Güvenlik Konseyi yaptigi açiklamada, verilen süreyi cumartesi gece
    yarisina kadar erteledi.
    17 Aralik 1994
    Rusya Disisleri Bakani Andrei Kozirev, yabancilarin ülkeyi terketmesini istedi ve Dudayev'i bir defa daha görüsme masasina davet etti.
    18 Aralik 1994
    Rus uçaklari gece yarisindan itibaren Grozni'yi bombalamaya basladilar. Fakat kara harekâtina geçilmedi. Grozni'de bulunan Dudayev taraftarlari sessiz kalarak Rusya'nin ikinci bir adim atmasini beklediler.
    19 Aralik 1994
    Rus kuwetleri özellikle sivil yerlesim birimlerini bombalayarak 16 kisinin
    ölümüne sebep oldu. Grozni'ye yönelik hava saldirilari yine devam etti. Grozni disinda yogun çarpismalar oldugu bildirildi. Bölgede bulunan
    gazeteciler, Petropavlovskaya köyünün Ruslarin eline geçtigini bildirdi. Cumhurbaskanligi Sarayina yönelik saldirilarda, sarayin isabet  almadigi, mermilerin bos araziye düstügü belirtildi.
    Ocak 1995
    Rus tanklari Grozni'nin merkezine dogru ilerlemeye basladi.
    Subat 1995
    Mücahidler bassehir Grozni'yi terk etmeye basladi.
    Nisan 1995
    Avrupa Güvenlik ve Isbirligi Konferansi AGIK, Çeçenistan komisyonu kurmaya karar verdi. Dudayev, Rusya içinde saldirida bulunma
    tehdidinde 'bulundu. Argun, Gudermes ve Sali'yi ele  geçirmeye basladi.
    Mayis 1995
    Rus askerleri Kafkas dagina dogru ilerliyor. AGIK himayesinde yapilan görüsmelerin ilk turunda sonuç alinamadi.
    Haziran 1995
    Askerlerinin, güneydogudaki mücahidlerin karargâhini ele geçirdiklerini duyuran Rusya, Satoy ve Nazhoyyurt'u da aldilar.
    14 Haziran 1995
    Çeçenistan'a 70 kilometre mesafedeki Stavropol sehrinin Budonnovski
    kasabasina baskin düzenleyen Samil Basayev liderligindeki bir grup mücahid, bir hastanede yüzlerce Rus'u rehin aldi.
    15 Haziran 1995
    Rusya, Kuzey Kafkasya'daki kuvvetlerini alarma geçirdi. Yeltsin, Rus sivillere sakin olmalari çagrisinda bulundu.
    16 Haziran 1995
    Rus askerleri, Çeçenlerin saldiri ihtimaline karsi Moskova'daki kilit öneme sahip binalari korumaya aldi. Rus parlamentosundaki gruplar, hükümetin istifasini istedi. Yediler toplantisi için Kanada'ya giden Yeltsin'e geri dön çagrisindabulunuldu.
    17 Haziran 1995
    Rus askerleri hastaneye baskin düzenledi. Operasyon basarili olamadi. Ancak Basayev, 220 kadin, çocuk ve hastayi serbest birakti. Yeltsin; baskinin kendisinin Moskova'dan ayrilmasindan sonra gerçeklestirildigini açikladi. Basbakan Çernomirdin ise, rehinelerin serbest birakilmasina karsilik Çeçenistan'da ateskes yapilmasini teklif etti.
    18 Haziran 1995
    Rusya Basbakani Çernomirdin, mücahidlerin komutani Samil Basayev ile telefonda görüstü. Mücahidler, 126 rehineyi daha serbest birakti. Bâsayev,
    kendi adamlarini ve rehinelerin bir kismini Çeçenistan'a götürmek için bir otobüs istedi. Çeçenistan'daki Rus komutan, "Bütün askeri operasyonlarin durdurulmasi" talimatini verdi.
    19 Haziran 1995
    Baris görüsmelerinin yeni turu Grozni'de basladi. Mücahidler 764 rehineyi daha serbest birakti ve bir Rus tuzagina karsi bazi gazeteciler, parlamenterler ve çok sayida Rus'un bulundugu otobüsten olusan konvoyla Budonnovski'den ayrildi.
    30 Temmuz 1995
    Heyetler arasinda askeri anlasma imzalandi. Anlasmaya göre; Ruslar,
    Çeçenistan'daki askerlerini çekecek, Çeçenler de savunma maksatli olmayan silahlarini teslim edecekler. Çeçen heyetine Çeçenistan Bassavcisi.
    Osmati Imayev baskanlik etti.
    Agustos 1995
    Çeçenistan'da kimyasal silah kullanilmis olabilecegine iliskin belirtiler
    bulundugu bildirildi.
    16 Agustos 1995
    Çeçen Cumhuriyeti'nin baskenti Grozni'de süren baris görüsmelerinin
    kesilmesi ve taraflar arasinda gerginligin tehlikeli bir sekilde tirmanmasi ardindan bir grup Çeçen direnisçi silahini teslim etti.
    25 Agustos 1995
    Çeçen lideri Cevher Dudayev'e bagli güçler, cumhuriyetin ikinci büyük kenti Gudermes'te yönetime el koydugunu bildirdi.
    28 Agustos 1995
    Rusya'nin Budonnovsk kentine baskin düzenleyerek 30 Temmuz da Rus-Çeçen heyetlerinin askeri bir anlasmaya varmalarina
    kadar giden görüsme sürecini baslatan Çeçenlerin ünlü savasçisi Samil Basayev, silahlarini teslim etmeyeceklerini söyledi.
    5 Eylül 1995
    Çeçenistan'da Cevher Dudayev yanlilari 6 Eylül 1991'de ilan edilen, ancak
    taninmayan bagimsizlik ilanlarinin yildönümünü cumhuriyetin çesidi yerlesim birimlerinde kutladilar.
    16 Eylül 1995
    Çeçenistan'in Alkhoi-mohk kasabasinda Rus uçaklarinin bombardimani
    sonucu üç kisinin öldügü, alti kisinin Yaralandigi bildirildi.
    4 Ekim 1995
    Çeçenistan Cumhurbaskani Cevher Dudayev'in danismani Ramazan Kaytemirov, Rusya'nin Çeçenistan'da asil amacinin petrol  yataklarina sahip olmak, boru hattini kullanmak ve askeri üs kurmak oldugunu söyledi.
    20 Aralik 1995
    Çeçenistan'in Gudermes kentini kusatan Rus askerleri yüzlerce sivil öldürerek kenti ele geçirdi. Ülkenin yüzde 70'ini kontrol altinda tutan
    Müslüman direnisçiler, Ruslara agir kayiplar verdirdi.
    9 Ocak 1996
    "Yalniz Kurt" grubunun lideri Salman Rudayev, Kizilyar'a baskin düzenleyerek yüzlerce kisiyi esir aldi.
    17 Ocak 1996
    Salman Raduyev ve mücahidler, Kizilya dan kaçarken kistirildiklari Pervomaiskoye köyündeki Rus kusatmasini yarmayi basardilar.
    5 Subat 1996
    Çeçenistan'in baskenti Grozni'de bagimsizlik yanlisi Çeçenler, Rus güçlerinin ayrilmasi istegiyle gösteriler baslatti.
    8 Subat 1996
    Grozni'deki gösterilere binlerce kisi katildi. Kent merkezinde gösterilere
    katilanlarin sayisi on bine ulasti.

    Kaynak: Miço'nun sayfasi

    Hazirlayan: Muhammed Faruk

      Çeçen Savaşı Tarihçesi

     Çeçenistan, tarih boyunca Kafkaslar’daki Müslüman halkların bağımsızlık ve hürriyet simgesi ve öncüsü olmuştur. Kafkaslarda Şeyh Mansur’dan, Şeyh Şamil’den bugünlere miras kalan Çeçen direnişi, birçok kez Rusya tarafından ezilmeye ve yok edilmeye çalışılmıştır. 400 yılı aşkın bir süredir başta Kafkaslar’da olmak üzere Çeçenistan’da sayısız mezalimlere imza atan Rusya ise her defasında Çeçen topraklarından eli boş dönmüştür. Cevher Dudayev’in da belirttiği gibi Rusya’nın milyon birinci kez düzenlenen saldırıları sayıca az olan Çeçenler tarafından milyon birinci kez suya düşürülmüştür.

    Çeçenlerin Ruslarla ilk karşılaşmaları 1556 yılında Rusların Astrahan’ı işgal etmesinden sonra oldu. Rusların ilerlemesine karşı büyük mücadele veren Kafkas halkının direnişi, 1783’te İmam Mansur ile başlamış, 1834’te İmam Şamil’le devam etmiştir.
    Rusya’nın 1860’lı yıllarda Kafkas halklarına karşı izlediği sürgün politikası 21 Mayıs 1864’te gerçekleşen “Büyük Sürgün” ile zirveye ulaştı. İçinde Çeçenlerin de bulunduğu yaklaşık 2 milyon Kafkasyalı, başta Anadolu olmak üzere çeşitli bölgelere sürgün edildi.
    11 Mayıs 1918’de Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ilan edildi ancak bu hareket başarılı olamadı. Çeçenler, II. Dünya Savaşı’nın sonlarında (1944) Almanlarla işbirliği yaptıkları gerekçesi ile Stalin tarafından İnguşlarla birlikte Sibirya’ya sürüldüler. 750 bin kişi olarak sürülen topluluk 1957 yılında 400 bin kişi olarak geri dönebildi.
     1980’li yılların sonlarında Gorbaçov’un “açıklık” ve “yeniden yapılanma” politikaları neticesinde SSCB çözülme sürecine girdi ve Çeçenler 1 Kasım 1991 yılında Çeçen-İnguş Cumhuriyeti adı ile bağımsızlıklarını ilan etti. Genç cumhuriyetin ilk başkanı Cevher Dudayev oldu. Rusya bu kadroyu yönetimden uzaklaştırabilmek ve kendi çıkarlarına hizmet edecek bir kadroyu iş başına getirebilmek için önce Çeçenistan içinden Ömer Avturkhanov’un liderliğinde bir muhalefet ortaya çıkardı. Bu muhalefeti ayrıca silah ve askeri teçhizatla da destekledi. Muhalifler 18 Kasım 1994’te hükümet birlikleriyle çatışmaya başladılar. Rusya kendi oyununu gizlemek amacıyla, Cevher Dudayev’e bağlı güçlerle muhalifler arasında meydana gelen çatışmayı Çeçenistan’ın iç meselesi olarak göstermeye çalışıyordu. Bu amaçla bir yandan muhaliflerin savaşmaları için gizlice asker ve silah gönderirken bir yandan da iç savaşa son verilmesi için ültimatomlar vermekten geri kalmadı. Ancak Rus askerlerin yönetime bağlı birlikler tarafından esir edilmesi üzerine bu oyunun foyası ortaya çıktı. Rusya, Çeçenistan’daki bağımsızlık mücadelesini bastırabilmek için zaman zaman başkent Grozni (Caharkale)’ye hava saldırıları da düzenledi. Moskova'daki yönetim, kendisini Çeçenistan’daki kavganın dışında gösterebilmek için bombardımanın kendi uçakları tarafından yapıldığı yolundaki açıklamaları önce reddetti ise de oyunun ortaya çıkmasından sonra kabullenmek zorunda kaldı.

    Moskova yanlısı muhaliflerin bağımsızlık yanlısı yönetim karşısında zayıf kalmaları üzerine Rusya devlet başkanı Boris Yeltsin, 29 Kasım 1994’te bir ültimatom vererek çarpışan taraflardan 48 saat içinde silahlarını bırakmalarını istedi. Ancak Çeçenistan cumhurbaşkanı Dudayev bu ültimatoma karşı çıkarak Yeltsin’in böyle bir ültimatom vermeye yetkisinin olmadığını bildirdi. Zaten Rusya’nın böyle bir ültimatom vermekteki amacı da olaylara doğrudan müdahalede bulunmak için bir gerekçe oluşturmaktı. Ancak Çeçenistan Moskova’dan kumanda edilen muhalif silahlı güçleri tasfiye mücadelesini sürdürdü. Bu gelişmeler üzerine Rusya da doğrudan müdahalede bulunmaya başladı ve 3 Aralık 1994’te Rus uçakları Grozni’deki başkanlık sarayını bombaladılar. Böylelikle aslında kökleri 400 yıl öncesine dayanan ilk Çeçen Rus Savaşı başlamış oldu.
    Emrin Çebi
     


    Mehdi Nüzhet ÇETİNBAŞ, Ajans Kafkas
    www.kafkas.org.tr

      17/07/2006

    Çeçenistan Direnişi ve źamil Basayev’in źehadeti

    Araştırma Birimimizin hazırladığı Çeçenistan Raporu: źamil ve diğer komutanların şahadetlerinin de ele alındığı rapor ayrıntılı bilgi içeriyor.

    &Temmuz 2006

                      İÇİNDEKİLER:
                      I. ÇEÇENİSTAN DİRENİźİ 
    - Tarihi Süreç
    - I.Çeçen – Rus Savaşı 1994 – 1996
    - II. Çeçen – Rus Savaşı 1999 - ?
    - Çeçen Liderlerinin źehadetleri 

                      II. ÇEÇENİSTAN’DA HAK İHLALLERİ

                      III. BİYOGRAFİ: źAMİL SALMANOVİÇ BASAYEV

                      ÇEÇENİSTAN DİRENİźİ

                      Tarihi Süreç
                      Çeçenistan, tarih boyunca Kafkaslar’daki Müslüman halkların bağımsızlık ve hürriyet simgesi ve öncüsü olmuştur. Kafkaslarda İmam Mansur’dan, źeyh źamil’den bugünlere miras kalan Çeçen direnişi, birçok kez Rusya tarafından ezilmeye ve yok edilmeye çalışılmıştır. 400 yılı aşkın bir süredir Kafkasya’nın tamamında ve Çeçenistan’da sayısız mezalime imza atan Rusya her defasında Çeçen topraklarından eli boş dönmüştür. Cevher Dudayev’in da belirttiği gibi Rusya’nın milyon birinci kez düzenlenen saldırıları sayıca az olan Çeçenler tarafından milyon birinci kez püskürtülmüştür.
                      Çeçenlerin Ruslarla ilk karşılaşmaları 1556 yılında Rusların Astrahan’ı işgal etmesinden sonra oldu. Rusların ilerlemesine karşı büyük mücadele veren Kafkas halkının direnişi, 1783’te İmam Mansur ile başlamış, 1834’te İmam źamil’le devam etmiştir.
    Rusya’nın 1860’lı yıllarda Kafkas halklarına karşı izlediği sürgün politikası 21 Mayıs 1864’te gerçekleşen “Büyük Sürgün” ile zirveye ulaştı. İçinde Çeçenlerin de bulunduğu yaklaşık 2 milyon Kafkasyalı, başta Anadolu olmak üzere çeşitli bölgelere sürgün edildi.
                      11 Mayıs 1918’de Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ilan edildi ancak bu hareket başarılı olamadı. Çeçenler, II. Dünya Savaşı’nın sonlarında (1944) Almanlarla işbirliği yaptıkları gerekçesi ile Stalin tarafından İnguşlarla birlikte Sibirya’ya sürüldüler. 750 bin kişi olarak sürülen topluluk 1957 yılında 400 bin kişi olarak geri dönebildi.
                      1980’li yılların sonlarında Gorbaçov’un “açıklık” ve “yeniden yapılanma” politikaları neticesinde SSCB çözülme sürecine girdi ve Çeçenler 1 Kasım 1991 yılında Çeçen-İnguş Cumhuriyeti adı ile bağımsızlıklarını ilan etti. Genç cumhuriyetin ilk başkanı Cevher Dudayev oldu. Rusya bu kadroyu yönetimden uzaklaştırabilmek ve kendi çıkarlarına hizmet edecek bir kadroyu iş başına getirebilmek için önce Çeçenistan içinden Ömer Avturkhanov’un liderliğinde bir muhalefet ortaya çıkardı. Bu muhalefeti ayrıca silah ve askeri teçhizatla da destekledi. Muhalifler 18 Kasım 1994’te hükümet birlikleriyle çatışmaya başladılar. Rusya kendi oyununu gizlemek amacıyla, Cevher Dudayev’e bağlı güçlerle muhalifler arasında meydana gelen çatışmayı Çeçenistan’ın iç meselesi olarak göstermeye çalışıyordu. Bu amaçla bir yandan muhaliflerin savaşmaları için gizlice asker ve silah gönderirken bir yandan da iç savaşa son verilmesi için ültimatomlar vermekten geri kalmadı. Ancak Rus askerlerin yönetime bağlı birlikler tarafından esir edilmesi sergilenen oyunu aşikar etti. Rusya, Çeçenistan’daki bağımsızlık mücadelesini bastırabilmek için zaman zaman başkent Grozni’ye (Caharkale) hava saldırıları da düzenledi. Moskova'daki yönetim, kendisini Çeçenistan’daki kavganın dışında gösterebilmek için bombardımanın kendi uçakları tarafından yapıldığı yolundaki açıklamaları önce reddetti ise de daha sonra bunu kabullenmek zorunda kaldı.
    Moskova yanlısı muhaliflerin bağımsızlık yanlısı yönetim karşısında zayıf kalmaları üzerine Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, 29 Kasım 1994’te bir ültimatom vererek çarpışan taraflardan 48 saat içinde silahlarını bırakmalarını istedi. Ancak Çeçenistan Cumhurbaşkanı Dudayev bu ültimatoma karşı çıkarak Yeltsin’in böyle bir ültimatom vermeye yetkisinin olmadığını bildirdi. Zaten Rusya’nın böyle bir ültimatom vermekteki amacı da olaylara doğrudan müdahalede bulunmak için bir gerekçe oluşturmaktı. Ancak Çeçenistan Moskova’dan kumanda edilen muhalif silahlı güçleri tasfiye mücadelesini sürdürdü. Bu gelişmeler üzerine Rusya da doğrudan müdahalede bulunmaya başladı ve 3 Aralık 1994’te Rus uçakları Grozni’deki başkanlık sarayını bombaladılar. Böylelikle Soğuk Savaş dönemi ardından aslında kökleri 400 yıl öncesine dayanan ilk Çeçen Rus Savaşı başlamış oldu.

                      I.Çeçen – Rus Savaşı 1994 – 1996

                      4000 Rus askeri Çeçen Cumhuriyeti’ne ait Nattereçni şehrini işgal etti. Bunun ardından Rusya, Dudayev’e bağlı birliklerin bir süre önce esir ettiği askerlerin 48 saat içinde serbest bırakılması için ültimatom verdi. Dudayev yönetimi ise esirleri serbest bırakmak için Rusya'nın kendi askerleri olduğunu kabul etmesi şartını koştu. Esirler meselesi ültimatomla çözülemeyince karşılıklı görüşmeler yoluna gidildi. Ancak Rusya Savunma Bakanı Pavel Graçov’la Çeçenistan Cumhurbaşkanı Dudayev arasında 6 Aralık 1994’te gerçekleştirilen görüşmelerde sağlanan olumlu gelişmelere rağmen Rusya Grozni’yi 7 Aralık’ta ikinci kez havadan bombaladı. 11 Aralık sabahı da Rus birlikleri Çeçenistan topraklarına girdi.
    Çeçenistan’ın Rusya bünyesinden ayrılmasını istemeyen Rus yönetimi haksız işgali karşılaştığı direnişten dolayı ancak iki seneye yakın bir süre devam ettirebildi. Savaş sonrası 1996’da imzalanan anlaşmayla Çeçenistan’ın bağımsızlığı Moskova tarafından resmen tanınmış oldu. 31 Ağustos 1996 tarihinde Çeçenistan adına Aslan Mashadov ile Rusya adına Aleksandr Lebed arasında Çeçenistan’ın siyasi statüsünün 5 yıl içinde belirlenmesine dair anlaşma imzalandı. 
                      Bu arada Rus birliklerine ait savaş uçakları Çeçenistan’dan çekilme sürecinde başkent Caharkale’yi ağır bombardımana maruz bıraktı ve bunun sonucunda Caharkale’de binlerce sivil hayatını kaybetti. İlk Çeçen savaşında hayatlarını kaybedenlerin sayısının 150 bin civarında olduğu belirtilmektedir. Yine savaş sırasında göçe maruz kalanların sayısı ise 500 binin üzerindedir.

                      II. Çeçen – Rus Savaşı 1999 - ?

                      1996 yılı Ağustos ayında yapılan anlaşma ardından 12 Mayıs 1997’de yeni bir anlaşma daha imzalandı. Fakat imzalanan bu anlaşmalar Rusya’nın anlaşma şartlarına uymaması nedeniyle Çeçen sorununa kalıcı bir çözüm getiremedi. 1994–96 Çeçen-Rus Savaşı esnasında tahrip olan Çeçenistan’ın yeniden inşası konusunda yardım sözü veren Rus Yönetimi Mashadov’u bir federasyon anlaşması imzalamaya ikna edemeyince, taahhüdünü yerine getirmemiştir. Çeçenistan’da istikrarın sağlanması için gerekli ekonomik ve siyasal desteği vermeyen Moskova, Çeçenistan politikasını Çeçenistan’ın istikrarsızlaştırılması üzerine bina etmeye başladı. Sonuç olarak, Mashadov yönetimindeki Çeçenler, Moskova’nın bölgeden çekildiği ve Çeçenistan’ın de facto bağımsızlık kazandığı 1997 ve 1999 yılları arasında kendi siyasal kurumsallaşmasını tamamlamak yerine istikrarsızlık içine sürüklendi.
                      Bu arada Dağıstan’da yeni bir hareketlenme gözlendi. Dağıstan’ın Çeçenistan sınırındaki köylerinde yaşamakta olan Çeçenlere yönelik olarak başlatılan saldırılar źamil Basayev ve Çeçen direnişçilerin bir kısmının bu coğrafyaya geçmesine ve Müslüman tarafa destek olacakları bir sürecin başlamasına neden oldu. Aynı süreç Moskova tarafından bir fırsat olarak değerlendirildi. Çeçenistan’daki bağımsızlığa razı olmayıp bu topraklara işgal güçlerini sokmak için fırsat kollamakta olan Moskova, 11 Ekum 1999 tarihinde Dağıstan’daki direnişi başlatanların Çeçen kökenli olmalarını gerekçe göstererek işgal güçlerini yeniden Çeçenistan’a soktu. Bu arada, Moskova’da ve bazı büyük şehirlerde Rus istihbaratı tarafından gerçekleştirilen patlamaların sorumluluğu da Çeçenler üzerine yıkılarak bu işgalde gerekçe olarak kullanıldı.
                      O zaman Rusya başbakanı olan Viladimir Putin, Çeçenistan’ın Rusya toprağı olduğunu ve istedikleri şekilde müdahale edebileceklerini söyledi. Oysa Rusya 1996’da imzalanan anlaşmayla Çeçenistan’ın bağımsızlığını kabul etmişti. Dolayısıyla Rusya, Çeçenistan’a asker sokarak hem uluslararası anlaşmaları hem de Çeçenistan’la imzaladığı ikili anlaşmayı ihlal etmişti. Rusya bu kez saldırılarını sivillere yönelik hava bombardımanları şeklinde yoğunlaştırdı. Saldırının yoğunluğu ve geniş bir bölgeyi kapsaması nedeniyle insanlar kalabalık gruplar halinde yurtlarını terk ederek başta İnguşetya olmak üzere Dağıstan, Osetya, Azerbaycan ve Gürcistan gibi ülke ve bölgelere göç etmeye başladılar. Çeçenlerle direk olarak yüzleşmekten çekinen Rusya sivil insanlara yapılan baskının mücadele edenler üzerinde bir baskı unsuru oluşturması ve teslim olmalarını sağlamasını ummaktaydı. Ama hava saldırılarından hedeflediğini elde edemedi ve başkent Caharkale’nin kapılarına kadar dayanarak Çeçen mücahitlerle direk karşı karşıya gelmek zorunda kaldı. Bu göğüs göğüse çatışmalar ise Rus güçlerinin beklemediği şekilde kayıplar vermesine yol açtı.

                      Çeçen Liderlerinin źehadetleri:

                      “Unutma, büyük savaşlar büyük kahramanlar ister!"
                      “Üniformam kefenim, arzum şehadettir."
                                                          Aslan Mashadov
                      Maalesef 2 Ekim 1999 tarihinde başlayan II. Çeçen Savaşı henüz devam etmektedir. Bu süre zarfında Rusya tüm Çeçen liderlerini birer birer katletti. İlk önce ilk Çeçen Savaşı esnasında, Çeçenistan’ın ilk cumhurbaşkanı ve Çeçenistan’daki bağımsızlık mücadelesinin önderi Cevher Dudayev, Gekhi-cu köyünde füze saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Yine Çeçen direniş önderlerinden Salman Raduyev Rus hapishanesinde işkenceyle öldürüldü. Bir başka önder Zelimhan Yandarbiyev Katar’da cami çıkışında haince bir suikastla şehit edildi. Daha sonra Çeçenistan’ın üçüncü cumhurbaşkanı Aslan Mashadov, Tolstoy-Yurt kasabasında Rus özel birlikleri tarafından düzenlenen bir operasyonla şehit edildi. Mashadov’un halefi olan Abdülhalim Sadullayev ise Ruslar tarafından Argun kasabasında şehit edildi. Ve son olarak źamil Basayev İnguşetya’nın Ekazevo köyünde şehit edildi. Böylelikle Çeçen direnişindeki tüm kilit isimler şehadet kervanına katıldı. Çeçenistan mücadelesi artık yeni nesil źamillerin omzunda yükselecek.

    Cevher DUDAYEV, 21 Nisan 1996’da şehit edildi.
    Salman RADUYEV, 14 Aralık 2002’de şehit edildi.
    Zelimhan YANDARBİYEV, 13 źubat 2004’de şehit edildi.
    Aslan MASHADOV, 8 Mart 2005’de şehit edildi.
    Abdülhalim Sadulayev, 17 Haziran 2006’da şehit edildi.
    źamil BASAYEV, 10 Temmuz 2006’da şehit edildi.

                      ÇEÇENİSTAN’DA HAK İHLALLERİ

                      Soğuk Savaş sonrası tüm dünyada meydana gelen kargaşa ve savaş ortamının en uzun sürelisi kuşkusuz Çeçenistan’da yaşandı ve hala yaşanmakta. İlki Aralık 1994’te başlayıp Ağustos 1996’da biten, ikincisi 1999 Ekim’inde başlayan ve hala devam eden savaşlardan etkilenmeyen tek bir Çeçen yoktur. Çeçen halkı için katliamlar, işkenceler, soruşturmalar ve sürgünler hiç de yabancı sayılmaz. Altmışlı yaşlarda olup üçüncü sürgününü yaşayan binlerce Çeçen bulunmaktadır. 1864 Büyük Sürgünü’nde zorla yerlerinden edilen 2 milyona yakın Kafkasyalı içerisinde ve 1944 yılında Almanlarla iş birliği yaptıkları gerekçesiyle Stalin tarafından Orta Asya ve Sibirya’ya gönderilenler arasında yüz binlerce Çeçen bulunmaktaydı. Bu insanların önemli bir kısmı zor yolculuk koşullarında ve zorunlu yerleşimin ilk yıllarında hayatlarını kaybetmişlerdir.
                      Bu bağlamda Çeçenler adeta geçmişin tekrarını yaşamaktadırlar. Çeçeçnistan’da yıllardır değişmeyen bir hikaye yaşanmakta, yetişkinler yeni nesillere savaştan ve getirdiği sıkıntılardan, mültecilik dönemlerinden bahsetmektedirler. 1994–96 savaşı boyunca ve hala devam etmekte olan savaşta göç eden insanların sayısı ayrı ayrı 500’er bini bulmuştur. Bu insanlar saatte dört binden fazla patlamanın yaşandığı Caharkale gibi Çeçen kentlerinden, daha emin olarak gördükleri komşu ülke ve bölgelere göç edebildikleri için kendilerini şanslı saymaktadırlar. 
                      Çeçenistan’da kalmak, hayati tehlike de dahil her türlü sorunla karşılaşmayı peşinen kabullenmek demektir. Her iki savaşta kimyasal olanlar da dahil olmak üzere kullanılan silahlar, yapılan bombardımanlar 300 binden fazla Çeçenin hayatına mal olmuştur. Bu rakam bir milyondan fazla olmayan Çeçen nüfusun neredeyse üçte birlik bir kısmını oluşturmaktadır.
                      Özellikle son 12 yıl içerisinde, Çeçenistan’da yaşayan birçok kişi için “hayatta kalmak” her gün yenileri eklenen acı haberlerle birlikte ölüp ölüp dirilmek anlamına geliyor. Bu baskı çemberinde insanlar yoğun bombardıman neticesinde hayatını kaybetme ya da yaralanıp sakat kalma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Kaçırılma, yağmalama, tecavüz vakaları, toplama kampları gerçeği ile yaygın işkence olayları ve ‘temizleme operasyonları’ adı altında gece yarısı baskınlarının getirdiği derin psikolojik izler, insanları yaşamla ölüm arasında bir tercih yapmaya zorlamaktadır. Hatta insanlar kaybolan ya da katledilen yakınlarının nerede olduğunu sorma ya da cesetlerine ulaşma imkanından da çoğu zaman mahrum kalmaktadırlar. źansı yaver gidip de yakınlarının cesetlerine ulaşabilen aileler ise bu cesetleri alabilmek ve dini vecibelerini yerine getirerek defnetmek için bile Rus askeri birimlerine astronomik fiyatlar ödemek zorunda kalmaktadırlar. Rusya’nın taraf olduğu Cenevre Sözleşmesi’ni ihlal ederek her iki savaşta da hastaneleri, doğumevlerini, pazarları ve yerleşim yerlerini ve mülteci konvoylarını hedef alması insanların endişelerini haklı çıkarmaktadır.
    Yedinci yılına giren ikinci savaş boyunca mültecilerin sayılarına dair veriler sürekli olarak değişmiştir. Kayıtların düzenli tutulamaması ve kayıt dışı mülteciliğin yaygınlığı sebebiyle net rakamlara ulaşmak, çoğu zaman mümkün olmamıştır. Verilere göre mültecilerin sayısı savaş boyunca 400 bin ila 800 bin arasında değişmiştir. Ayrıca Çeçenistan içerisinde yerinden edilen 240 bin insandan bahsedilmektedir. 
                      Çeçenistan’da seyahat özgürlüğü bulunmayan insanlar bodrum katlarında ve yıkıntılar arasında yaşamaya çalışmaktadır. Su almak için çocuklarıyla sokağa çıkmak zorunda kalan insanlara bile Rus keskin nişancılar tarafından ateş açılmaktadır. Çeçenistan içerisinde evleri yıkılan ya da tehlike içerisinde bulunan insanlar sıklıkla yer değiştirmek zorunda kalmışlardır. Grozni, Vedeno, źali, Gudermes, Argun, Urus Martan ve daha birçok Çeçen şehri defalarca asker-sivil ayrımı yapılmaksızın bombardımana tabi tutulduğundan, insanlar akrabalarının ya da tanıdıklarının bulunduğu daha güvenli şehir ve kasabalara göç etmişlerdir.
    Elbette göçler kolay olmamaktadır. Zira Rusların mülteci konvoylarını ve gruplar halinde yol alan mültecileri hava ve karadan bombardımana tutmaları, onlara geçiş noktalarındaki karakollarda taciz ve saldırılarda bulunmaları sıkça karşılaşılan olaylar arasındadır. Bir istatistiğe göre Çeçenistan’da bulunan mültecilerin %90’ının en az bir ya da birden fazla akrabası hayatını kaybetmiş durumdadır.
                      Çeçenistan kuşatılmış ve baskı altında tutulan bir coğrafya olma özelliğini uzun yıllardır sürdürmektedir. Komşu ülke ve bölgelerin önemli bir kısmı Rusya Federasyonu’na bağlı iken Gürcistan’la sınırın bulunduğu kısım da ikinci savaşın başlamasının hemen ardından “Pankisi olayları” bahane edilerek çok yoğun bir güvenlik duvarıyla çevrelenmiştir. Hatta bu coğrafyaya ABD, Rusya ve Gürcistan güvenlik güçleri defalarca operasyon düzenlemiş ve güya terörist avına çıkılmıştır. Bu şekilde abluka altına alınmış bir coğrafya içerisinde, Rusya’nın bizzat 200 bine varan asker ve diğer personelinin ve Rus yanlısı Çeçen güçlerin insafında devam eden bir hayat yaşanmaktadır Çeçenistan’da. 
                      Çocuklar için okul ya da eğitimden bahsetmenin neredeyse imkanı yoktur. Zira Rus bombardımanında öncelikli hedefler arasında okullar da bulunmaktadır. Kullanılacak derecede iyi olan okulların önemli bir kısmı da Rus askerlerince kışlaya ya da toplama kamplarına dönüştürülmüştür. Çok az bir kısım okullarda devam eden eğitimin kalitesi ise savaş ortamında eğitim gören öğrenci ve öğretmenlerin psikolojileri dikkate alınacak olursa kolayca tahmin edilebilecektir. Çeçenistan’da böyle bir ortamda eğitim vermeye çalışan bir öğretmen durumu şu şekilde aktarmaktadır: “Çeçenistan’da savaş ile yakın ya da uzak teması olmayan çocuk yok denebilir. Bazıları bombardıman sırasında yaralanmış, bazıları da ebeveynlerini, yakın akrabalarını kaybetmişler. Öğretmenler öğrencilerin asık yüzlerine bakarak ders anlatmak zorundalar. Oysa savaştan önce okullarımızda normal bir hayat, iyi bir eğitim ve en önemlisi mutlu çocuklar vardı.” 
                      Çeçenistan’da çok fazla gündeme getirilmeyen konulardan biri de ülkedeki nükleer atık depolarıdır. Tüm ülkede kaç tane atık deposu olduğu tam olarak bilinmemekle beraber 20’den fazla olduğu tahmin edilmektedir. Çeçenistan’da gömülü bulunan binlerce tonluk bu tehlikeli atıklar belki Rus işgalinden daha büyük bir felaket potansiyeli taşımaktadır. Uzmanlara göre yarım milyon tonu bulabilecek bu atıkların bir şekilde ortaya çıkmaları tüm Kafkasya’yı etkileyebilecek ve cehenneme çevirebilecek miktardadır.
                      Çeçenistan’daki hak ihlalleri maalesef Rusya’nın büyük ölçüdeki karartmalarına, uluslararası arenada devletlerin Rusya ile olan ilişkilerine ve reelpolitiğe kurban edilmekte, gerektiği gibi ele alın(a)mamaktadır. İlk savaş çıktığında dönemin ABD Başkanı olan Bill Clinton’un beyanatı bugün de Batı dünyasının arkasında olduğu düşünceleri yansıtmaktadır. Clinton: “Bu bir iç meseledir. Düzenin en az kan ve şiddetle tekrar sağlanacağını umuyoruz.” demişti. Uluslararası toplumun Çeçenistan’da yaşananlara karşı ilgisizliğe varan bu mesafeli tutumu ABD, AB ve Rusya arasındaki güç dengeleri, stratejik, siyasi ve ekonomik ilişkilerle birbirine bağlıdır. Bu anlamda Doğu Timor’daki Hıristiyan yönetime kucak açan ve bu coğrafyanın her şeye rağmen bağımsız bir devlet yapılması için efor sarf eden uluslararası toplum, hemen hemen nüfusunun %90’dan fazlasını Çeçenlerin oluşturduğu ve bağımsızlık için hemen her türlü kriteri bünyesinde barındıran Çeçenistan’ın sesine kulak vermemektedir.
    Batı dünyasının bildik tavırlarını anlamak daha kolayken İslam dünyasının vurdumduymazlığı bu coğrafya insanını adeta kahretmektedir. Rusya’nın Kafkasya’yı kaybetmeme adına bilerek çıkardığı savaşta Çeçenistan, İslam dünyası tarafından da uluslararası arenada yalnız bırakılmıştır. İslam dünyası savaşı bitirme adına hemen hiçbir irade ortaya koymadığı gibi aynı zamanda Rusya’yı Çeçenistan’da devam eden kirli savaşa rağmen İslam Konferansı Örgütü’nün gözlemci üyesi olarak kabul edebilmiştir. İslam dünyası Kafkasya’da yapmış olduğu bu büyük hatayı derhal tamir etmeli, Rusya ile olan münasebetlerinde Çeçenistan’da yaşanan hak ihlallerini ve hepsinden önemlisi Çeçen halkının determinasyon hakkının Rusya tarafından da kabullenilmesi gerektiğini ısrarla belirtmelidir. 
                      Çeçenistan’daki haksız ve orantısız güç kullanımı, işkenceler, toplama kampı vahşetleri, gece yarısı baskınları, bombardıman ve katliamlar bugün de devam etmektedir. Sayıları yarım milyona varan mülteciler bugün de her türlü mahrumiyetle yaşam savaşı vermektedir. Çeçenlerin uluslararası terörizmle ilişkilendirilme gayretleri adına, 11 Eylül sonrası Rusya tarafından propaganda malzemesi olarak kullanılsa da asıl terör eylemlerini yapanın, kullanılması yasak silahlarla Çeçenistan’ı cehenneme çevirenin hatta sınır ötesi operasyonlarla Çeçen liderleri katletmeye varan aymazlığa başvuran tarafın Rusya olduğu tüm dünya kamuoyu tarafından bilinmekte ve kabul edilmektedir. 
                      Gerçekten haklıya hakkının verileceği ve Çeçenlerin hür ve özgür bir şekilde insanca yaşamlarını devam ettirecekleri günlerin yakın olmasını temenni ediyoruz.

                                         BİYOGRAFİ: źAMİL SALMANOVİÇ BASAYEV

                     
    (14 Ocak 1965–10 Temmuz 2006)

                      Onlara bir musibet eriştiğinde “Biz Allah’tan geldik ve yine ona döneceğiz” derler.
    (Bakara 156)

                      Çeçen mücadelesinin sembol isimlerinden źamil Basayev 14 Ocak 1965’te Çeçenistan’ın Vedo köyünde dünyaya geldi. 20. yüzyılda, Rus işgaline karşı Kuzey Kafkasya halklarının öncüsü olan źeyh źamil’e atfen, ailesinin “źamil” adını koyduğu Basayev, aynı źeyh źamil gibi, aynı Rus ihtilalinden sonra Ruslara karşı mücadele eden dedesi gibi, hayatını Çeçen halkının tarihten gelen bağımsızlık mücadelesine adadı. źamil Basayev’in ailesi Rus İhtilali’nden sonra Çeçenistan’dan Kazakistan’a sürülmüş ancak 1957’de Kruçev döneminde yurtlarına geri dönebilmişti.
                      Sürgün yaşamış, işgal ve baskı görmüş bir halkın ve bu halkın bir parçası olan bir ailenin vatanlarına dönmesinden kısa bir süre sonra 1965’te dünyaya gelen Basayev, Çeçenistan’da Kafkasya gerçeğiyle yüz yüze yaşadı. 1982 yılında okuldan mezun olduktan sonra Sovyet Ordusu’nda iki yıl askeri eğitim aldı. Takip eden dört yıl boyunca, güney Rusya’nın Volgograd bölgesinde çalıştı. 1987’de Moskova’da mühendislik eğitimine başladı. Öğrencilik yıllarında devrimci kişiliği ile ön plana çıktı ve hayatı boyunca özgür Çeçenistan için savaştı. Abhazyalı bir hanımla evlendi, biri erkek üçü kız olmak üzere dört evlat sahibi oldu.
    1991 Ağustosu'nda Moskova'daki hükümet darbesi sırasında, Komünist Sovyetlere karşı Yeltsin taraftarları arasında yer aldı. Cahar Dudayev, Aslan Mashadov, Abdulhalim Sadullayev gibi örnek isimlerin dava arkadaşıydı.
                      Sovyetler Birliği’nin dağılma süreci ile tekrar başlayan Çeçen mücadelesi, 1991 yılında Dudayev’in önderliğinde bağımsızlığın ilan edilmesiyle yeni bir döneme girmişti. Çeçenistan’ı tanımayan Rusya Çeçenistan sınırına asker yığıyor, Çeçenistan’la diplomatik ilişkiler geliştirmeye çalışan devletlere engel oluyor ve Çeçenistan’a ambargo uyguluyordu. İşte bu noktada źamil Basayev, Çeçenistan’da yaşanan insanlık dramını duyurmak için bir Rus uçağını 1991 yılında Ankara’ya kaçırdı ve böylelikle dünya kamuoyu onu tanımış oldu.
    Basayev, Abhazya'ya gönderilen Çeçen birliklerin komutanı iken, 1992 yılında Abhazya'nın Gürcü işgalinden kurtulmasında birinci dereceden etkili olan Kafkas Halkları Konfederasyonu (KHK) birliklerinin komutanlığına getirildi. Ancak, Kafkasya’da kurulacak bağımsız bir İslam devleti düşüncesine karşı olan Rusya, Dudayev’e karşı askeri birliklerini Çeçenistan’a gönderince, Basayev Abhazya’dan ayrılarak Çeçenistan’a döndü ve Rus yanlısı silahlı birliklerin dağıtılmasında etkili oldu.
                      1994 yılında Rusya Çeçenistan’ı işgal edince, źamil Basayev Ruslar tarafından en fazla aranan Çeçen liderlerden biri haline geldi. Nitekim Rus savaş uçakları 1995 yılında źamil’in Vedeno’daki evini bombalayarak ailesinden eşinin ve çocuklarının da aralarında bulunduğu 11 kişiyi şehit etti.
                      Rus güçlerin sivillere karşı giriştikleri katliamların en üst seviyelere ulaştığı Haziran 1995'te, źamil Basayev ve Çeçen direnişçiler Stavropol’da Budennovsk Hastanesini kuşatarak 1600 kişiyi rehin aldı. Basayev, kuşatma ile Rusya’nın Çeçenistan’dan çekilmesi yönündeki taleplerini yineledi. Birkaç gün süren kuşatma sonunda 129 kişi ödü, 415 kişi yaralandı. Bu baskının yapılmasını tetikleyen şartları görmezden gelerek baskında zarar gören siviller için ayağa kalkan kamuoyu ise, Çeçenistan’da soykırıma uğrayan, yerlerinden edilen bir halkın zorlu yaşantısını görmemeyi tercih ettiler. 
                      Çeçenistan’a adanmış bir hayatın taşıyıcısı Basayev, 1996 yılı Nisan ayında Çeçen Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri Komutanlığına getirildi ve Rus güçleri Çeçenistan'ı boşaltmaya mecbur eden Caharkale (Grozni) operasyonunu komuta etti. Basayev’in Grozni’de elde ettiği başarı Rus güçlerinin geri çekilmesine ve I.Çeçen Savaşı’nın sona ermesine vesile oldu. Caharkale operasyonundan sonra Rusya bölgeyi terk etti, 31 Ağustos 1996 yılında imzalanan Hasavyurt Antlaşması ile barış tesis edildi ve Aslan Mashadov devlet başkanı seçildi.
    Basayev, 1998'de Caharkale'de yapılan Çeçen-Dağıstan Halkları Kongresi'nde başkan seçildi. Kongrenin ikinci toplantısında alınan kararla 1 Ağustos 1999'da kurulan İslam źurası'nın başkanı oldu.
                      Bağımsız bir Dağıstan-Çeçen İslam Cumhuriyeti’nin kurulmasını destekleyen Basayev ve Hattab, komuta ettikleri 2000 mücahitle Dağıstan’daki haksız saldırıyı engellemek istediler. Ancak 1996’da ummadığı bir yenilgiyi tamir etmek isteyen Rusya’nın isteği de buydu. Rusya bölgeye müdahale etti, dahası Dağıstan ayaklanmasını bahane ederek Çeçenistan’a girdi ve böylece II. Çeçen Savaşı başlamış oldu. Rusya’nın I. Çeçen Savaşı ardından gelen barışı ihlal ederek Ekim 1999’da Çeçenistan'ı yeniden işgal etmesi üzerine, doğu cephesi komutanlığı görevini sürdürmeye başlayan Basayev, ikinci savaş sırasında Grozni'yi savunurken yaralandı ve bir ayağını kaybetti. 
                      Rusya’nın 1999’da bölgeye tekrar girmesiyle başlayan II. Çeçen Savaşı’nın Çeçen halkına bilançosu ağır olmuştu. Ambargo, kontrol noktaları, temizlik operasyonları, toplama kampları, kaçırılma, yağmalama, tecavüz, işkence gibi uygulamalar, Çeçenistan’da yaşanan dram sonucu gerçekleşen iltica olayları ağır kayıplar verdirmişti. Kendi hayat hikayeleri Çeçenistan halkının yaşadığı dramın seyri ile şekillenen Basayev ve dava arkadaşları, 23 Ekim 2002’de Rus güçlerinin Çeçenistan’dan çekilmesini talep etme amacıyla gerçekleştirilen Moskova Tiyatro Baskını’nı yönetti. Bu baskını devlet başkanı Aslan Mashadov’un bilgisi dahilinde yürütmemesi Basayev ile Mashadov arasında gerilime sebep oldu.
    Ayrıca, Basayev 2004 yılında Kuzey Osetya'nın Beslan kasabasındaki bir ilkokula yapılan ve Rusya’nın güya kurtarma operasyonu adı altında kendi vatandaşlarını katlettiği eylemin de sorumluluğunu üstlendi. Rusya, Beslan kasabasındaki eylemin ardından Basayev'in başına 10 milyon dolar ödül koymuştu. 
                      źamil Basayev başına konan bir servete rağmen, Rus gazeteci Andrei Babitsky’e ropörtaj verdi. Ropörtajda, “bilinçli olarak” masum çocuk ve kadınların ölümüne neden sebep olduğu sorulduğunda, Rusya’nın “resmi olarak” öldürdüğü 40 bin Çeçen çocuğu hatırlattı. Basayev’in bu ropörtajı Amerika’nın ABC kanalında yayınlandı. Kanal’ın ropörtajı yayınlamasının ardından Rusya, ABC televizyonundan gazetecilerin Rusya’ya girişini yasakladı. Yine 3 źubat 2005’te, İngiltere’den Kanal 4 Basayev ile ropörtaj yapacaklarını açıkladı. Rusya Dış İşleri Bakanlığı bu ropörtajın ‘terörist’lere güç kazandıracağını ileri sürerek İngiliz Hükümeti’nden röportajı iptal etmelerini talep etti. Fakat İngiltere Dış İşleri Bürosu özel bir kanalın yayınına müdahale edemeyeceklerini söyledi ve ropörtaj planlandığı tarihte gerçekleşti.
                      20. yüzyıl son çeyreğinde Avrupa’nın göbeğinde Bosna’da gerçekleşen soykırıma kayıtsız kalan dünya kamuoyu Çeçen Savaşı’na da gözlerini yumdu. Çeçenistan’da yaşanan hak ihlalleri kayıtlarda yerini almazken, Basayev ve arkadaşlarının çabası terörist mücadele olarak yaftalandı. Basayev, 21 źubat 2000 tarihinde verdiği ropörtajda “Bu savaş içerisinde olabilecek her türlü şeye hazırız. Karşılaşacağımız her zorluğu aşabilecek güçteyiz. Buna inancımız tam. Fakat bizim beklemediğimiz ve anlayamadığımız şey inançsız Batı’nın desteğiyle dünyanın gözü önünde Ruslar tarafından gerçekleştirilen imha çalışmaları karşısında, İslam aleminin içinde bulunduğu hayret verici sessizlik.” diyordu. “Dünya Müslümanlarına Çeçen sorununa sahip çıkmaları için çağrıda bulunmayacak mısınız?” dendiğinde “Eğer Allah’ın çağrısı ve tehdidi bu insanların kalplerini titretmediyse benim, yani Rabbine karşı son derece zayıf ve aciz olan źamil’in onlardan bir yanıt beklemesi yanlış olur.” cevabını veriyordu. Namazını, orucunu, yaşamını ve ölümünü Alemlerin rabbi için adayan bir hayattı Basayev’inkisi. 
                      źamil Basayev, Budenovsk baskını (1995), Mosokova tiyatro baskını (2002), Grozni karargahının bombalanması (Aralık 2002), Beslan okul baskını (Eylül 2004), Bumerang Operasyonu (Eylül 2004), Nalçık baskını (Ekim 2005) gibi olayları üstlendi. Dedesi gibi kendi çocukları da Rus askerlerinin zulümlerine maruz kalan, hayatı cepheden cepheye koşmakla geçen Basayev, kimi zaman sivil halkın da etkilendiği bu baskınlardan dolayı eleştirilere maruz kaldı. Çeçen sorununu cephedeki gayretinin yanında diplomasi yoluyla çözme arayışında olan Aslan Mashadov ile görüş ayrılıkları oldu ancak bu durum Çeçenlerin özgürlük mücadelesini aksatmadı ve mücadelenin geneline yansımadı. 
                      Mart 2006’da Çeçen Cumhuriyeti başkanı Ramazan Kadirov, 3000 askerin dağlarda Basayev’i aramak için görevlendirildiğini ilan etti.
                      Yeryüzünde haritalar yeniden çizilirken, mazlum halklar açlık, korku, mallardan ve canlardan eksiltilme ile imtihan edilirken, Çeçenistan’da alevlenen özgürlük mücadelesi, Dudayev, Yandarbiyev, Mashadov, Sadullayev ve Basayev gibi liderlerin ve onların destekçilerinin omuzlarında hayat buldu. Savaşın başladığı günden bu yana 300 bin şehit veren Çeçen halkı, Dudayev, Raduyev, Yandarbiyev, Mashadov ve Sadullayev’in şehadetlerinin ardından źamil Basayev’i de şehit verdi. 10 Temmuz 2006’da İnguşetya’nın Ekazevo köyünde askeri bir konvoyda seyreden Basayev, konvoydaki bir patlayıcının infilak etmesi sonucu hayatını kaybetti.

      

    Comments

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://afg0133.spaces.live.com/blog/cns!2377EE9A206352C7!371.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None