AKDэηİZ яÜZGÂяI...'s profile••████®AKDэηİZ яÜZGÂяI™█...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    July 01

    ÂŞK-I BEKA

    Â.Ş.K...

     
    Gönül eteğimin suskun dervişi!
    Müebbede mahkûm duamsın!
    İstersen mürekkebinle dokunma cismime!
    Aklımın bağlı ellerini çözen
    ==Ayın
    =====
    Şın
    =======
    Kaf

      ِ عٍِ   ِ ش ِ ق  

    Sağ elini uzat Hakkın bağına
    Sineme düşen acım yapraksızlığın yaprağı
    Dervişin ayak izlerine düşen gölge benim
    Tespih tanelerine kardeş adın var

    ==Ayın

    =====Şın
    =======
    Kaf
     ِ عٍِ   ِ ش ِ ق 

    K/af dağının ardında geçmişin sitemi
    Niyaza açılan ellerime ses/sizlik şahit
    Seccadene bıraktığım bir demet gül
    Gök/ Yüzü(ne) haykırsın bendeki adını

    ==Ayın
    =====
    Şın
    =======
    Kaf
      ِ عٍِ   ِ ش ِ ق 

     
    Yokluğa açılan kapının ardında
    Varlık fidanı duygu yaprağına hasret
    Şavkın vuruyor her gece göz pınarıma
    Sende kalan umudum
    ==Ayın
    =====Şın
    =======
    Kaf
      ِ عٍِ   ِ ش ِ ق

    Be’nin anlamını güçlendiren nokta(yı)m
    Şehadet parmağımla mühürledim bakışını
    Oymalı sandığımda sevgi çeyizim
    Hücrelerime kaydolan rengin kokusu

    ==Ayın
    =====
    Şın
    =======
    K/af…

     
      ِ عٍِ   ِ ش ِ ق

     

    Ten mumu erisin
    Abı hayat varlığının resmi
    Boz bulanık kekre suyu temizleyen
    ==Ayın
    =====
    Şın
    =======
    Kaf…
      ِ عٍِ   ِ ش ِ ق

      ِ عٍِ   ِ ش ِ ق

      ِ عٍِ   ِ ش ِ ق
     
         Â.Ş.K...
       
     ِ عٍِ  ِ ش ِ ق


    HATTAT SUSTU DİVİT KONUŞTU...!

    Kimliksiz….
    Senden geçene edeple estağfurullah ey aşk!!!
    Senden geçmeyene huu…
    ..........
    Önce vav düştü hattatın yüreğinden parşömene;
    Sonra bir siyah gölge…
    Gözleri kimsesiz kaldı;
    Sözleri kimsesiz…
    Vahdaniyeti aksettirdi duvara;
    EHAD dedi ta içinden koparcasına…

    EHAD…
    Dört vav düştü sayfalara bir bir sonra…
    Vekil olmam dedi; vali olmam;
    Vezir olmam dedi; vahdetim ben…


    EHAD…
    Sonra bir elif miktarı uzandı öylece umuda;
    Mecnun haklıydı dedi kendi kendine;
    Leyla bir garip can…
    Mevla…


    CANAN…
    Hattat sustu divit konuştu…
    Nun düştü gölgeye usulca…
    Nerden geldin? Nereye gidiyorsun? dedi
    Neden geldin kainata?
    Neden sevdin ki?


    Ağla gözlerim şimdi…
    Nisyan bendendir…

    UYAN…
    Bir mim yanaştı nun’a kendinden emin..
    Ben kim’im? Dedi;
    Kimin gölgesiyim?
    Kim olmaya geldim?
    Ne oldum?
    Ayn cevap verdi:
    Sen aynasın…
    Sen güneşin aksi..
    Be düştü kor olmuş yüreğine;
    Hep nefis çıktı karşına;
    Ben sevdası aldı
    İçindeki sen’i…


    Kime ne dedin,
    Kime ne?
    Aşılmaz duvar bendedir…
    Kime ne?


    Kaybetti kef’i…
    Hattat hülyalara daldı…
    Nun gölge…
    İnsan dedi…
    Nisyan…


    Sonra sustu…
    Sadece sustu…


    VE...GÖKTEN BİR NUN DÜŞTÜ, İYİ Kİ DÜŞTÜ...!

    " Leyla " diyen yüreğin " Mevla " demedikçe vuslata eremezsin...!!


    SÜKÛT, HAYAL, MUHABBET…!


    Ben sükûta göçmüşüm, sükût benim oylağım.
    Ben hayale göçmüşüm,
    Hayal- arzularımı hakikate götüren
    Elimdeki bayrağım.
    Hayal gökte kanadım.
    Yerde çapan Kırat’ım,
    Denizdeyse yelkenim.
    Sükût- mabedim benim!
    Bıkmışım bu dünyanın hayli küylü sesinden
    Sanırım kurtarmışım yerin cazibesinden.
    Yerde her şey ölçülür, her şeyin bir haddi var.
    Yerde deryaların da öz cezri var, meddi var.
    Yerin kanunlarına baş eğmeyen hayalim
    Benim sonsuz Âşkımı sonsuzluğa taşıyor.
    Sükûtumla kol kola orda rahat yaşıyor
    Bu hayatın şartı yok.
    Varla yokun dünyada benim için farkı yok. Kavuştuğum sükûtu ama işitirim ben
    İşittiğim bu sükût daha güçlü seslenir
    Dünyanın ses küyünden.
    Belki benim içimde çarpışan fikirlerin
    Gür sesidir bu sükût.
    Arzumun karşıdaki engellere vurduğu
    Darbesidir bu sükût.
    Hayal, sükût, muhabbet- şeref yolum, şan yolum
    Allah’ın dergâhına beni götüren yolum.
    Sükûtu anlamayan ebedi gaflettedir.
    Bir çerçeve içinde hangiyse bir haddedir.
    Sükûtun feryadını işitenler, duyanlar
    Sonsuz ibadettedir.
    (Bahtiyar Vahapzade)


    AKIL BAŞKA YÜREK BAŞKA…!

     

    Birbirine benzese de
    Yel başkadır, külek başka
    Itri da hoş, rengi de hoş
    Gül başkadır, çiçek başka.
    Her diki yokuş bilme gel
    Her meyi meyhoş bilme gel
    Her uçanı kuş bilme gel
    Kuş başkadır, böcek başka.

    Her derdine ortak benim
    Her ağrını ten bölenim
    Sen çekensin, Ben gelenim
    Gemi başka, yedek başka.
    Hakkın yolu öz yolumdur
    Eğilmeyen düz yolumdur,
    Hayırla şer sağ solumdur
    Şeytan başka, melek başka.


    Bir dileğe ben calandım
    Kâh kazandım, kâh talandım.
    Ömrüm boyu haçalandım
    Akıl başka, yürek başka.
    Dilek oldu benim adım
    Pervazlandı kol kanadım
    Yetmedi sabrım, inadım
    Amel başka, dilek başka

     

    (Bahtiyar Vahapzade)
     

    NEY İNİLTİSİ

     
    Dinle Çünkü ; dinlemek, dokunmaktan, tatmaktan, koklamaktan hatta

    görmekten daha önemli ve daha önceliklidir.

    Dinle neyden duy neler söyler sana
    Sızlanır hep ayrılıklardan yana
    Kestiler sazlık içinden der beni
    Dinler ağlar hem kadın hem er beni
     


     

    DİNLE…!


    Çünkü dinlemek, dokunmaktan, tatmaktan, koklamaktan hatta görmekten daha önemli ve daha önceliklidir. Beş duyun ile elde ettiğin bilgilerin hepsinin doğruluğundan emin olamazsın. Algıladıklarını bilgi düzeyine yükseltebilmen için ayrıca çaba harcamak zorundasın. Bu çabanın en azı ve en verimlisi dinleyerek algıladıkların için olacaktır. Göz’ün kapağı vardır, kapanabilir; görevini yapabilmek için ışığa muhtaçtır. Ayrıca hem yön’le hem de açıyla sınırlıdır. Gözün algılayabileceği varlıklar da sınırlıdır. Sadece somut varlıkları, o da gerekli şartlar mevcutsa görebilirsin. Işık yoksa karanlıktaysan göremezsin. Ama duyabileceklerinde böyle sınırlar yoktur. Somut varlıklardan soyut varlıklara, bu âlemden, ledûnne, ahirete, melekûta, ilhama, işraka, hisse ve akla dair her türlü hadisenin, vakıanın, mefhum ve mânâ’nın bilgisine, bütün bunların ve en önemlisi ‘kendi’nin gerçeğine ancak dinleyerek ulaşabilirsin. Kur’an-ı Kerim’in ayetleri dinleyenleri muhatap almıştır. Vahye mazhar olanların hepsi “dinleme” hassasına sahip olanlardandır.

    Duymak, işitmek yetmez; dinle. Öyle dinle ki, ses ve söz önce bilgi’ye sonra hikmet’e dönüşsün. Koyun kaval dinler gibi değil, ağaç topraktan, yaprak yağmurdan suyu çeker gibi dinle. Kulağın kapağı yok, açman gerekmez; aklını aç, kalbini aç, insafını aç ki dinlemiş olasın.
     


    GÖZYAŞLARIMIZ AYNI GÜLMELER Mİ FARKLI?

    Attığımız taş aynı yere, aynı yöne neden gitmiyor,

    Elimizdeki TAŞLAR mı farklı?

    Doğru olan bir konuda aynı görüşe neden varamıyoruz, kafamızdaki FİKİRLER mi farklı?

    Selam vermemek için neden yön değiştiriyoruz, gittiğimiz YOLLAR mı farklı?

    İncir çekirdeğini bile doldurmayacak sebeplerle neden küsüyoruz, DERTLER mi farklı?

     

    Su,  geminin altında olmalı diyorlar, ancak sular geminin içinde

    YÜZMELER mi farklı?

    Para cepte olursa iyi diyorlar, ancak şimdi vicdanlarda,

    CÜZDANLAR mı farklı?

    Bıçak hekimin elinde olmalı diyorlar, ancak katillerin elinde

    MESLEKLER mi farklı?

    Toplama, çıkarma, bölmeler aynı,

    ÇARPMALAR mı farklı?

     

    Yağmur yağmayınca yağdır Allah'ım,

    Deprem olunca durdur Allah'ım, Hasta olunca şifa ver Allah'ım,

    Darda, yolda, karda kalınca yetiş Allah'ım diyoruz  

    Mal-mülk, makam-mevki, nimet ve servet

    İşine gelince kullara dayanıyoruz.

    DUALAR mı farklı.?

    alıntı

     

    Copyright ©2008 akdeniz rüzgarı™

    Lâle aşkı dilime düştü lal oldu… Gönlüme düştü ahuzar oldu…

    Comments (9)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    'Allah'ım...'

    Yaratan, rızık veren, yol gösteren...
    Rahmetini kimseden esirgemeyen
    Rabbim..
    Düşe kalka kanamışken, yitmişken.. bitmişken..
    Senin sözlerin yetişiyor imdadıma:

    ' Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var'

    hayırlı cumalar hayırlı iftarlar dua ile kal
    Sept. 11
    Aşk bir gönle girdiğinde oradan mazeretleri ,tümsekleri ,kilitleri ve karanlıkları kaldırır..
    En zor işleri olur yapar,en aşılmaz yükseklikleri düz eder,en ulaşılmaz noktaları nüfüz ederek,en ücra karanlıkları bile aydınlatır...
    Ferhat'a dağları deldirir,Mecnun'u vahşi hayvanlarla yoldaş edip,çölleri ona mesken eyler...
    Aşk bir gönle girdiğinde zamanın ,mekanın ve şartların hiç bir ehemniyet kalmaz..
    Aşık ,zemberide bile yanar ve yakar..
    o,kalabalıklar içinde yalnız,yalnızlık içinde bir kalabalıktır..
    Aşk ,sultanı kul,kulu sultan yapar..
    Denizleri kaynatır,kayaları söyletır...Kuvvetli nesnedır Aşk...
    Aşk bir gönle girince,hayatın zehri tatlanır,insanların eziyet ve sıkıntıları hafıfler ve adeda zevk vermeye başlar...
    Aşk oduna usul-usul yanmayan,gayret elbisesini kuşanamaz..
    Gayreti kuşanmayan ,Vuslata eremez ...
    Vuslatın yolu Aşktan geçer..
    ALLAH İLE KALIN
    Hayırlı akşamlar olsun can kardeşime ..
    Aug. 7
    kalbine yüreğine imanına saygım ve hürmetim okadar temiz ki bedenler den değil de yürekten sin lağan üstü ve muhammet korksu rab imanı şaiirler aşk ı aşk ı mennusu harikulade
    Aug. 3
    cengiz soywrote:
    selam akdeniz rüzgarı çok güzel bir alana sahipsiniz,elinize sağlık!!! bir şiir yazdım MAVİ denizlerin derinliklerine ASİİ bir rüzgar gibi esti solmayan gül bahçemde kaderim buysa sensiz çeker giderim bu diyarlardan,öyle giderimki arkamdan derin YEL İZi bırakarak.!!!(buda benden olsun kardeş )
    July 31
    gülişşwrote:
    Tasavvuf yâr olup, bâr olmamaktır;
    Gül-i gülzâr olup, hâr olmamaktır.

    Bakın ne kadar güzel, hem şiir, hem de ne kadar fedakârlık ifade ediyor, ne kadar diğerbînlik ifade ediyor. Ne kadar aktif bir duygu... "Tasavvuf yâr olup, bâr olmamaktır;" Tasavvufta dostluk var, dost olmak var, sevmek var, arkadaş olmak var, komşu olmak var, yâr olmak var; ama bâr olmak yok!
    Vefâ her kimseden kim istedim ondan cefâ gördüm
    Kimi kim bî-vefâ dünyâda gördüm bî-vefâ gördüm

    Huzur buluyorum burada, huzur....

    July 8
    YAZGÜLÜwrote:
    Can dost ellerine yüreğine sağlık ..Rabbim seni korusun...
    July 2
    Dostum, “elif” olmayı dilemişim sanırım bir vakt-i seherde, bir cesaretle….zor(luğunu) bilmemişim o zamanlarda; dilemişim..Yar’ın huzurunda bir “elif” misali durabilmeyi dilemişim; oysa şimdilerde dizlerimin bağı çözülür; diz çökerim..be’ye meylederim; “başlasın bu cümle artık!” derken yine “elif” misali kalıveririm bir Bir’in huzurunda..yine zorlukla, yalnızca, yalın-ca…

    “elif” olmak zor imiş!
    ama her elif’in yanında akvâ olan’ın yardımı, yar’lığı var imiş!!

    Dostum, bilir misin “elif “ olmaya talip olmak nedir, bilir misin insan nasıl “elif” olur? dilersin O’ndan sadece O’nun yar-lığını, dilenirsin…O’nun kucağından başka mekanlar sana soğuk gelir, üşürsün bir ağustos sıcağında..yürüdüğün yollar sana yabancı gelir; bildik mekanlar sıkar seni..tanımadığın sîmalar sana âşina gelir, tanımadığın kişiler senin niyazına girer; tanıdıkların ise yabancı nazarlarla bakarlar sana. hikmetine eremediğin hallerle örülür hayatın; susmayı seversin; sükûtu seversin; sükûtu hal edinenleri seversin…

    Dostum, bilir misin, “elif” bağlanmaz kendisinden sonraki harfe…sadece kendinden önceki harfe bağlanır; en önceki’ne belki de..sen, dünyana sonradan girenlere sıkıca bağlandığın vakit “elif” olmaz adın..sanırsın ki o zaman üzerindeki zorluklar kalkacak; ama herkes yüklenir üzerine..yardımsız yar’lar doluşur dünyana..”yardımıyla gelen yar” gitti diye…

    Aklımın al(a)madığı hallerin eteğinde gezinir dururum; belki aklım acziyetiyle susabilmeyi öğrenir diye..başımı tâ yüreğime kadar eğer, dinlerim o kısık fısıltıyı şimdilerde…
    Dostum, şimdilerde “elif” der susarım; elimi bileğime koyar dinlerim nabzımı..atışları, dünyadaki hiç kimsenin isminde artmaz…yüreğim dünyadaki kimsenin isminde titremez; bu belki de lütuftur, yar’dandır …bu, belki de “elif “olmanın gereğidir.

    Allahu â’lem…

    “elif” olmayı dileten de “var”imiş dostum;
    “yar” olmayı dileyen imiş …
    ***********************
    Gittim.

    July 2
    GÜLİSTANwrote:
    UYAN…
    Bir mim yanaştı nun’a kendinden emin..
    Ben kim’im? Dedi;
    Kimin gölgesiyim?
    Kim olmaya geldim?
    Ne oldum?
    Ayn cevap verdi:
    Sen aynasın…
    Sen güneşin aksi..
    Be düştü kor olmuş yüreğine;
    Hep nefis çıktı karşına;
    Ben sevdası aldı
    İçindeki sen’i…
    ALLAH RAZI OLSUN ÇOK GÜZEL BİR PAYLAŞIM...İNSANIN RUHUNA DOKUNUYOR...YÜREĞİNİZE SAĞLIK...
    July 2
    Çok güzeldi bir solukda okunan güzellikdi yüreğinize saglık Mevlam razı olsun ..

    Aşk-ı Bekâ’dan

    AŞK /

    Yürek de damla damla akar mı böyle..

    Gül kokusu, gül muhabbeti, yürekten damla damla süzülür mü böylesi..

    Aşk, taneyi mücevher yapan,
    faniyi baki yapan..
    Bir kainatı aşk ile dolduran Rabb'e aşk...
    Olmazları olduran,
    kabımızı güllerle dolduran Rabb'e aşk...
    Bir zerreye bile akla sığmaz kanunları sığdıran,
    nice fabrikalar işletip en güzel suretiyle bize sunan



    Suyu Rahmet, Gülü Muhabbet eyleyen

    Rabb'e aşk...
    July 2

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://afg0133.spaces.live.com/blog/cns!2377EE9A206352C7!11250.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None